Ölüm Korkusuyla Nasıl Başa Çıkılır?

Ortak yazar: Trudi Griffin, LPC

Bu Makalede:Fobinin Sebebini AnlamakKontrol Edemediğin Şeyleri Serbest BırakmakYaşamı Derinlemesine DüşünmekHayatı YaşamakDestek Almak29 Referans

Tanatofobi ya da "ölüm korkusu” dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını etkilemektedir. Bu, bazı insanlarda kaygı bozukluğuna veya takıntılı düşüncelere sebep olabilir. [1] Tanatofobi, ölümden ve kişinin kendisinin ölmesinden korkmasıdır; tanatofobiden farklı olarak "nekrofobi" ölmekte olan kişiden veya cesetten korkma durumudur. Bu korkuların her ikisi de ölüme dair bilinmeyenlerden korkma durumu olarak bilinen “zenofobiyle” ilişkilendirilebilir. Diğer bir anlamda bu, hâlihazırda bilinenin ötesinde bir şeyle karşılaşma ihtimalidir. [2] Bu, özellikle hayatının sonuna gelmekte olan insanlar için doğru olabilir çünkü ölüm sürecinin ardındaki bilinmezlikler, ölüm gerçeği yaklaştıkça artabilir.[3] Yaşamın bilinmeyen sonu konusunda çok kafa yormamak için fobini anlaman ve bu fobinin sende yarattığı etkinin üstesinden gelmek için çabalaman gerekir.

Kısım 1
Fobinin Sebebini Anlamak

  1. 1
    Ölümü düşündüğün zamanları bir yere yaz. Ölüm korkusuyla baş ederken yapman gereken ilk şey, bu korkunun senin hayatını nasıl ve ne kadar etkilediğini belirlemektir. Korkuları ve kaygıyı tetikleyen çevresel faktörlerin veya bunlara sebep olan şeylerin genelde hemen farkına varamazsın. Bunların hangi durumlarda ortaya çıktığını yazmak, bu sorunlarla başa çıkmada yardımcı olabilir.[4]
    • Kendine basitçe “O an korku ve kaygı hissetmeye başladığımda etrafımda neler oluyordu?” sorusunu sorarak başla. Bu birçok nedene bağlı olarak ilk başta cevaplaması zor bir soru olabilir. Basit şeyleri hatırlayarak başla. Son birkaç günü düşün ve ölümü düşündüğün zamanlarla ilgili hatırlayabildiğin tüm detayları yaz. Bu düşünceler ortaya çıktığında tam olarak neyle meşgul olduğunu da yaz.
    • Ölüm korkusu çok yaygındır. İnsanlığın tarihi boyunca insanlar, ölüm fikriyle ve ölme durumuyla hep ilgilenmiştir ve bu konu üzerine kafa yormuşlardır. Bunun yaşın, dinin, kaygı düzeyin, bir kayıp yaşamış olman gibi birkaç sebebi olabilir. Örneğin hayatının bazı geçiş dönemlerinde ölüm korkusu hissetmeye daha yatkın olabilirsin. 4-6, 10-12, 17-24 ve 35-55 yaşlarındaki insanlar ölüm hakkında daha derin düşüncelere dalabilir.[5] Bilginler ölümle ilgili sürekli felsefe yapmışlardır. Varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre’a göre ölüm, insanlar için korku kaynağı olabilir çünkü ölüm tam olarak “bize dışarıdan gelir ve bizi dışarıya dönüştürür.” [6] Dolayısıyla ölüm süreci hayal edilebilecek (ya da başka bir anlamda hayal edilemeyen) en köklü, bilinmeyen bir boyutu tasvir eder. Sartre’ın belirttiği gibi ölümün, canlı bedenleri tekrar bu bedenlerin ilk var oldukları insan dışı âleme dönüştürme potansiyeli vardır.
  2. 2
    Kaygı veya korku hissettiğinde bunu not et. Korktuğun veya kaygılandığın için bir şeyleri yapmaktan vazgeçtiğin zamanları yaz. Bu olayları, duygularının ölümle ya da ölme durumuyla ilişkili olduğundan emin değilsen de yaz.
  3. 3
    Kaygını ve ölüm düşüncesini karşılaştır. Ölüm düşüncelerinin olduğu bir liste ve kaydı duyduğun zamanları yazdığın bir liste hazırladıktan sonra bu ikisi arasındaki benzerlikleri bul. Mesela ne zaman aynı marka bir şekeri görsen biraz kaygılı hissettiğini fark edebilirsin ama neden böyle hissettiğinden emin olamazsın. Aynı zamanda, bu şeker markasını gördüğünde ölümü düşündüğünü de fark edersin. Bu şeker markasının büyükbabanın veya büyükannenin cenaze töreninde dağıtıldığını hatırlayabilirsin. Daha sonra genel olarak ölüm hakkında biraz korkmaya başlamışsındır.
    • Nesneler, duygular ve olaylar arasındaki bu tarz bağlantılar hemen göze çarpmayabilir. Hatta bazen yukarıdaki senaryodan daha fazlası da meydana gelebilir. Ama yazmak, bunların farkına varmak için müthiş bir yol olabilir. Yazarak, bu gibi anlarda senin üzerinde oluşan etkiyi yönetme şeklini iyileştirebilirsin.
  4. 4
    Kaygı ve beklenti arasındaki ilişkiyi fark et. Korku, potansiyel olarak yaptığın her şeyi etkileyebilen etkili bir güçtür. Korkunun ötesine bakmaya başlayabilirsen korktuğun o olayın, düşündüğün kadar korkunç olmadığını görebilirsin. Bir şeyin nasıl gerçekleşeceği ya da gerçekleşmeyeceği konusunda duyulan endişe, genelde beklenti hâline bürünür. Bu, geleceğe bakma duygusudur. Ölüm korkusuna sahip olmanın, bazen ölümün kendisinden daha kötü olduğunu sürekli olarak kendine hatırlat. Kim bilir belki de ölümün düşündüğün kadar kötü olmayabilir.[7]
  5. 5
    Kendine karşı dürüst ol. Kendine karşı tamamen dürüst ol ve bu dünyada geçici olduğun gerçeğiyle yüzleş. Bu gerçekle yüzleşene kadar için içini yiyecek. Hayatın geçici olduğunu fark ettiğinde hayat daha değerli olur. Bir gün ölümün geleceğini bile bile hayatını ölüm korkusuyla yaşamamalısın. Kendine karşı dürüst olduğunda ve korkunla yüzleştiğinde bu fobiyi yıkmaya başlayabileceksin.

Kısım 2
Kontrol Edemediğin Şeyleri Serbest Bırakmak

  1. 1
    Kontrol edebildiğin şeylere odaklan. Ölüm düşüncesi, hayatın ve algılayabildiğimiz şeylerin sınırlarına ışık tuttuğu için özellikle korkutucu olabilir. Kontrol edemediklerinle ilgilenirken aslında kontrol edebileceğin şeylere nasıl odaklanabileceğini öğren.
    • Mesela kalp krizi geçirip ölmekten kaygılanıyor olabilirsin. Aile geçmişi, ırk, etnik köken ve yaş gibi bazı faktörlerden dolayı kalp hastalıklarını kontrol edemeyebilirsin. Bunlara odaklanmak seni daha kaygılı biri yapar. Bunun yerine sigara içmeyi bırakmak, düzenli egzersiz yapmak ve dengeli beslenmek gibi kontrol edebileceğin şeylere odaklanmak daha sağlıklıdır. Aslında kontrol edemediğin faktörlerle kıyaslanınca sağlıksız bir yaşam biçimine sahip olmak, seni kalp hastalığı konusunda daha yüksek risk altına koyar.[8]
  2. 2
    Hayatını kendin yönlendir. Hayatın gittiği yönü kontrol altına almaya çalıştığımızda planlandığı gibi gitmeyen şeylerden dolayı genellikle hayal kırıklığı, hüsran ve kaygı hissederiz. Hayatın yakasını yaptıklarının sonuçlarını kontrol altına alabilmek için sıkıca kavramayı bırakıp kendini bu konuda gevşetmeyi öğren. Tabii ki plan yapabilirsin. Hayatının gidişatını sen yönlendir. Ama beklenmedik durumlar için de biraz yer bırak.[9]
    • Nehirde akan su, bu duruma uygun bir örnek olarak verilebilir. Bazen nehir kenarı değişir, nehir kıvrılır ve suyun akış hızı azalır ya da artar. Nehir hâlâ akıyor olur ama seni götürebilmesi için kendini suya bırakman gerekir.
  3. 3
    Verimli olmayan düşünce şeklinden kurtul. Geleceği ön görmeye ya da hayal etmeye çalıştığında kendini “Ya bu gerçekleşirse?” sorusunu sorarken bulursun. Bu, felaket senaryoları kurmak olarak bilinir ve verimli olmayan bir düşünce şeklidir.[10] Verimli olmayan düşünce demek; bir durum hakkında düşünürken tamamen olumsuz duygulara kapılmak demektir. Bir olayı nasıl yorumlarsak o olaydan onu yorumlama şeklimiz doğrultusunda bir duygu alırız. Örneğin işe geç kalacağın için endişeleniyorsan kendine “Geç kalırsam patronum beni azarlayacak ve işimi kaybedeceğim.” diyor olabilirsin. Verimli olmayan düşünce şekline sahipsen bir durumun sonuçlarını tamamen kontrol etmek istediğin durumlarda endişeli bir ruh hâline girebilirsin.
    • Verimli olmayan düşünce şeklini bırakıp olumlu düşünmeye başla. Verimli olmayan düşünce şeklini ayrıntılı bir şekilde ele al. Örneğin kendine "Geç kalırsam patronum sinirlenebilir. Ama normalden fazla trafik olduğunu söyleyerek durumu açıklayabilirim. Ayrıca geç kaldığım zamanı telafi etmek için mesaiye kalmayı teklif edeceğim." de.
  4. 4
    Kendine endişelenme süresi tanı. Bir şey hakkında endişeleneceksen gün içinde kendine beş dakika ayır. Bunu her gün, aynı saatte yap. Bu endişelenme süresini yatma vaktine bırakmamaya çalış çünkü yatarken bir şeyleri dert edinmek istemezsin. Gün içinde başka bir zaman endişe edebileceğin bir düşünce olursa bunu, kendine ayırdığın endişelenme süresinde düşün. [11]
  5. 5
    Kaygılı düşüncelerinin üstesinden gel. Ölümle ilgili sürekli olarak kaygılıysan birkaç senaryo üreterek kendine, ölme ihtimalinin ne olduğu sor. Örneğin bir uçak kazasında ölme ihtimalini düşün. Büyük ihtimalle düşündüklerinin, gerçekte olabileceklerin çok ötesinde olduğunu fark edeceksindir. [12]
  6. 6
    Başkalarının seni ne yönde etkilediğini düşün. Başka insanların endişelerini de düşünmeye başladıysan olayların gerçekleşme riskleri hakkında daha çok düşünmeye başlarsın. Belki hastalıklar ve rahatsızlıklar konusunda olumsuz düşünceleri olan bir arkadaşın vardır. Bu, kendinin hasta olma ihtimalini düşünmene sebep olarak seni bu konuda sinirli hissettiriyor olabilir. Bu kişiyle geçirdiğin zamanı sınırlandır ki bu tür düşünceler sık sık aklına gelmesin. [13]
  7. 7
    Daha önce denemediğin bir şey dene. Genelde insanlar bilmedikleri ve anlamadıkları şeyler hakkında korku duyup yeni şeyleri denemezler ve kendilerini yeni bir durum içine sokmayı istemezler.[14] Bu sıkı kontrolü bırakmak için daha önce yapmayı düşünmediğin bir aktivite seç ve bunu dene. İnternet üzerinden bununla ilgili araştırma yapmaya başla. Belki daha sonra bu aktiviteyi yapan birileriyle konuşabilirsin. Bu aktiviteyi yapma fikrini benimsemeye başladığında uzun bir programa kaydolmaktansa ilk başta bunu yapıp yapamayacağını görebilmek için bir iki kere dene.
    • Yaşamı ve yeni aktiviteleri deneyimleme yöntemi sayesinde ölüm ve ölme durumu ile ilgili endişe duymak yerine yaşamdan nasıl zevk alabileceğini öğrenebilirsin.
    • Yeni aktivitelere katıldıkça kendin hakkında birçok şey öğreneceksin, özellikle de kontrol edebildiğin ve kontrol edemediğin şeyler hakkında.
  8. 8
    Ölüm ihtimalinin söz konusu olduğu durumlarda neler yapılması gerektiğine dair ailenle ve arkadaşlarınla bir plan hazırla. Mesele ölüm olunca çoğu sürecin senin kontrolünde olmadığını fark etmeye başlarsın. Nerede ve ne zaman öleceğini bilmenin hiçbir yolu yok ama ölüme daha hazırlıklı yakalanmak için birkaç adım atabilirsin. [15]
    • Örneğin komadaysan ne kadar bir süre yaşam desteği ünitesine bağlı yaşamak istersin? Evine mi gitmek istersin veya mümkün olduğu sürece hastanede mi kalmak istersin?
    • Sevdiğin insanlarla bunları konuşmak ilk başta zor olabilir ama başına talihsiz bir olay geldiğinde ve o an kendi isteklerini açıklayamayacak durumda olduğunda bu tür konuşmalar, hem senin için hem de sevdiklerin için çok yardımcı olabilir. Bu tarz konuşmalar ölüme karşı olan kaygılı tutumunu biraz da olsa azaltabilir.

Kısım 3
Yaşamı Derinlemesine Düşünmek

  1. 1
    Yaşamın ve ölümün nasıl aynı döngünün parçaları olduğunu düşün. Yaşamının ve ölümünün tıpkı diğer canlılarınki gibi aynı döngünün veya yaşam sürecinin parçaları olduğunun farkına var. Yaşam ve ölüm birbirinden farklı iki olay değildir, aslında aynı zamanda yaşanan olaylardır. Vücuttaki hücreler sürekli olarak ölüyor ve yaşam süresi boyunca farklı yollarla yeniden oluşuyor. Bu sayede beden, içinde bulunduğu dünyaya uyum sağlıyor ve o dünya içinde büyüyor.[16]
  2. 2
    Bedeninin bu karmaşık ekosistemin bir parçası olduğunu düşün. Beden, özellikle öldükten sonra sayısız, farklı yaşam biçimleri için verimli bir ekosistem olur.[17] İnsanlar hayattayken, sindirim sistemleri milyonlarca mikroorganizmaya ev sahipliği yapar. Bunların hepsi bağışıklık sisteminin düzgün işleyebilmesini ve hatta karmaşık bilişsel süreçler için bedenin sağlıklı kalmasını sağlar.[18]
  3. 3
    Büyük resme bakarak bedeninin oynadığı rolün farkında ol. Daha büyük düzeyde yani makro düzeyde, toplumlar ve yerel topluluklar oluşturmak için yaşamlarımız benzersiz yollarla bir araya gelir. Belirli düzeyde bir oluşumun sürdürülebilmesi bedenlerimizdeki enerjiye ve yaptığımız faaliyetlere bağlıdır.[19]
    • Senin yaşamın, çevrendeki canlılarda bulunan aynı mekanizmaların ve maddelerin birleşiminden oluşur. Bu noktayı kavradığında, sen olmasan da dünyanın döneceği gerçeğini anlayabilirsin ve bu konuda daha rahat hissedebilirsin. [20]
  4. 4
    Doğada vakit geçir. Doğada dinlendirici yürüyüşler yap. Ya da birçok farklı yaşam türünün etrafında daha fazla zaman geçirebilirsin. Bu aktiviteler sırasında, bu büyük dünyanın sadece bir parçası olduğunu fark edip bu konuda daha rahat hissedebilirsin. [21]
  5. 5
    Ahireti düşün. Öldükten sonra mutlu olabileceğin bir yere gideceğini düşünmeye çalış. Birçok dinde buna inanılır. Belirli bir dine inanıyorsan bu dinde ahiret konusunda neye inanıldığını düşünerek rahat edebilirsin.

Kısım 4
Hayatı Yaşamak

  1. 1
    Hayatı tam anlamıyla yaşa. En nihayetinde ölümle ilgili çok fazla düşünmemek en iyisidir. Bunun yerine gününü en mutlu şekilde yaşa. Küçük şeylerin seni üzmesine izin verme. Dışarı çık, arkadaşlarınla oyna ya da yeni bir spora başla. Sana ölümü düşündürmeyecek herhangi bir şey yap. Ölümü düşünmek yerine yaşamı düşünmeye odaklan.
    • Ölüm korkusu olan çoğu insan bunu hergün düşünür. Hayatta yapmak istediğin bir sürü şey vardır. Korkuyu etraflıca ele al ve kendine “Bugün başıma gelebilecek en kötü şey nedir?” sorusunu yönelt. Bugün hayattasın öyleyse git ve hayatını yaşa.
  2. 2
    Sevdiklerinle zaman geçir. Çevrende seni mutlu eden insanlar olsun ve sen de mutlu ettiğin insanların etrafında ol. Başkalarıyla paylaştığın zamanı, güzel anılar hatırlayabileceğin şekilde iyi geçir.
    • Örneğin torunlarına güzel anılar bırakırsan senin anıların öldükten sonra da yaşamaya devam edecektir, bundan hiç şüphen olmasın.
  3. 3
    Minnet duyduğun şeylerin günlüğünü tut. Şükrettiğin şeyleri yazdığın ve bunların farkına vardığın bir günlük tut. Bu sayede odak noktan hep hayatındaki iyi şeyler olur.[22] Yaşadığın iyi şeyleri düşün ve bunları sevgiyle an.
    • Her iki üç günde bir biraz zaman ayırıp minnet duyduğun bir anıyı ya da şeyi yaz. O anın tadını çıkarıp sana hissettirdiği mutluluğu düşünerek detaylı bir şekilde yaz.
  4. 4
    Kendine dikkat et. Ölme ihtimalini artırabilecek kötü durumların içine girme veya kötü şeyler yapma. Sigara içmek, uyuşturucu veya alkol bağımlısı olmak gibi sağlıksız şeylerden kaçın ve araba sürerken kimseyle mesajlaşma. Sağlıklı kalmak, ölüme neden olabilecek bazı risk faktörlerini ortadan kaldırır.

Kısım 5
Destek Almak

  1. 1
    Ruh sağlığı terapistinden yardım alman gerekiyor mu, karar ver. Ölüm korkun normal faaliyetlerini yerine getirmeni önleyecek derecede yoğunsa ve hayattan zevk alamıyorsan lisanslı bir ruh sağlığı terapistinden yardım almalısın. Örneğin ölüm korkundan dolayı bazı faaliyetleri yapmaktan kaçınıyorsan yardım almanın zamanı gelmiştir.[23] Yardım almanı gerektirebilecek diğer belirtilere şunlar dâhildir:
    • korkudan dolayı hiçbir şey yapamamak, paniğe kapılmak veya bunalıma girmek
    • mantıksız bir korkuya sahip olduğunu düşünmek
    • 6 aydan fazladır korkuyla başa çıkmaya çalışmak
  2. 2
    Ruh sağlığı terapistinden ne beklediğinin farkında ol. Terapist sayesinde ölüm korkusunu daha iyi anlayabilir ve bu korkuyu azaltıp üstesinden gelmenin yollarını bulabilirsin. Derin bir korku hissinin üstesinden gelmek zaman ve çaba gerektirir. Korkularını yönetmek zaman alabilir ama bazı insanlar, 8-10 terapi seansından sonra kendilerinde önemli düzeyde ilerleme görür. Terapistinin kullanabileceği stratejilerden bazıları şunlardır:[24]
    • Bilişsel Davranışçı Terapi: Ölmekten korkuyorsan korkunu artıran bazı düşünce süreçlerine sahip olabilirsin. Bilişsel davranışçı terapi, düşüncelerine meydan okuman ve bu düşüncelerle ilgili olan duyguları tanımlayabilmen için terapistlerin kullandığı bir yöntemdir. Örneğin “Uçakla seyahat edemiyorum çünkü uçağın düşeceğinden ve öleceğimden korkuyorum.” düşüncesine sahip olabilirsin. Terapist, uçakla uçmanın arabayla seyahat etmeye kıyasla daha güvenilir olduğu örneği gibi bir örnek vererek bu düşüncenin gerçekçi olmadığını anlamanı sağlayacaktır. Daha sonra, önceden sahip olduğun düşünceyi daha gerçekçi olacak şekilde yeniden düzenleyerek “İnsanlar her gün uçakla seyahat ediyor ve onlara hiçbir şey olmuyor. Bana da hiçbir şey olmayacak.” diyebilirsin.[25]
    • Maruz Bırakma Terapisi: Ölmekten korkuyorsan korkunu artıran bazı durumlardan, aktivitelerden ve yerlerden uzak durmaya başlayabilirsin. Maruz bırakma terapisi, bu korkunun üzerine gitmen için seni itecektir. Bu terapide terapist, kendini kaçtığın durumlarda hayal etmeni ya da kendini bu durumun içine sokmanı isteyecektir. Örneğin uçağın düşüp senin ölümüne sebep olacağından korkup uçağa binmekten kaçınıyorsan terapist, kendini uçakta hayal etmeni ve nasıl hissettiğini anlatmanı isteyebilir. Daha sonra terapist, korkunun üzerine gidebilmen için gerçekten bir uçağa binmeni isteyebilir.[26]
    • İlaçlar: Ölme korkun ciddi düzeyde kaygıya sebep olabilecek kadar derinse terapist, kaygıyla başa çıkmanda yardımcı olabilecek bir ilaç alabilmen için seni bir psikiyatriste yönlendirebilir. Korkuyla ilişkili olan kaygı bozukluklarında kullanılan ilaçların, kaygıyı sadece geçici olarak azaltacağı aklında bulunsun. Bu ilaçlar ana sorunu çözmezler.[27]
  3. 3
    Ölüm ve ölme durumuyla ilgili düşüncelerini çevrendekilerle paylaş. Başkalarıyla, korkuların ya da kaygılarınla ilgili konuşmak her zaman iyidir. Konuştuğun kişiler de seninle benzer şeyler paylaşabilir. Bu düşüncelerden dolayı oluşan stresle başa çıkmada kullandıkları yöntemleri de önerebilirler.[28]
    • Güvendiğin birine ölüm hakkında düşündüklerini ve bunları ne zamandır düşündüğünü anlat.
  4. 4
    Bir ölüm kafesine git. Ölüm ve ölme durumuyla ilgili meseleler genelde insanların konuşmakta zorlandığı meselelerdir. Bu meselelerle ilgili fikirlerini paylaşabileceğin doğru bir grup bulmak önemlidir. [29] İnsanlar gruplar hâlinde toplanıp “ölüm kafeleri” adı verilen kafelerde buluşup bilhassa ölümle ilgili şeyleri tartışır. Bunlar, aslında ölümle ilgili duygularıyla başa çıkmaya çalışan insanlar için oluşturulmuş destek gruplarıdır. Gruplar hep birlikte, ölüm gerçeği karşısında hayatı nasıl en iyi şekilde yaşayabileceklerini belirler.
    • Çevrende bu kafelerden yoksa kendi grubunu kurmayı düşünebilirsin. Çevrende ölümle ilgili endişeleri olup ama bu endişeleri kimseyle paylaşamamış bir sürü insan olduğunu göreceksin.

İpuçları

  • Ölüm korkusu kimi zaman, bir doktor yardımıyla tedavi edilmesi gereken durumların yani depresyonun veya kaygının bir sonucu olabilir.
  • Birden fazla terapistle görüşmekten korkma. Sana özgü bu sorunlara destekleyici bir şekilde yaklaşan ve bu sorunları çözebilecek beceriye sahip birini bulmalısın.
  • İçinde, korkunu yenebileceğine dair inatçı bir inanç besle. Bu, kendi kendini gerçekleştiren bir durumdur.
  • Ölümlü olduğun gerçeğini çok fazla düşünme. Her zaman anı yaşa ki öldüğünde pişmanlıkların olmasın.

Referans

  1. http://www.calmclinic.com/anxiety/symptoms/fear-of-dying
  2. http://www.fearof.net/fear-of-the-unknown-phobia-xenophobia/
  3. Bruce, A., Schreiber, R., Petrovskaya, O., & Boston, P. (2011). Longing for ground in a ground(less) world: a qualitative inquiry of existential suffering. BMC Nursing, 10(1), 2. http://doi.org/10.1186/1472-6955-10-2
  4. https://www.psychologytoday.com/blog/shyness-is-nice/201404/how-keep-thought-diary-combat-anxiety
  5. http://spiritualscientific.com/yahoo_site_admin/assets/docs/Coping_with_the_fear_of_death.364200603.htm
  6. Sartre, Jean-Paul. Being and Nothingness. trans. Hazel Barnes. New York: Philosophical Library, 1956, p. 545.
  7. https://www.psychologytoday.com/blog/sweet-emotion/201406/anxiety-is-all-about-anticipation-0
  8. http://www.ucl.ac.uk/news/news-articles/0513/13052013-Stress-and-unhealthy-lifestyle-increase-risk-of-heart-disease-Kivimaki
  9. http://www.spiritualawakeningprocess.com/2013/01/controlling-uncontrollable.html
göster dahası... (20)

Makale Bilgisi

Trudi Griffin, LPC bu makalenin ortak yazarıdır. Trudi Griffin Wisconsin’de Lisanslı Profesyonel Danışman’dır. Yüksek Lisans derecesini 2011 yılında Marquette Üniversitesi’nden Klinik Zihinsel Sağlık Danışmanlığı alanında almıştır.

Kategoriler: Felsefe ve Din

Diğer dillerde:

English: Overcome the Fear of Death, Italiano: Superare la Paura della Morte, Español: superar el miedo a la muerte, Português: Superar o Medo da Morte, Deutsch: Die Angst vor dem Tod besiegen, Русский: преодолеть страх смерти, Français: surmonter la peur de la mort, Bahasa Indonesia: Mengatasi Rasa Takut akan Kematian, Tiếng Việt: Vượt qua Nỗi sợ Chết, 中文: 克服对死亡的恐惧, العربية: تخطي الخوف من الموت, ไทย: เอาชนะความกลัวตาย, Nederlands: Je angst voor de dood overwinnen, हिन्दी: मृत्यु के भय पर विजय प्राप्त करें (Overcome the Fear of Death), 日本語: 死の恐怖を克服する

Bu sayfaya 9.328 defa erişilmiş.
Bu makale işine yaradı mı?